Tuna & Tuncer Hukuk ve DanışmanlıkEN

← Blog

Anlaşmalı Boşanmada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Evliliği bitirme kararı almış ama mahkeme koridorlarında yıllarca çekişmek istemeyen eşler için anlaşmalı boşanma en kısa ve en az yıpratan yoldur. Doğru hazırlanmış bir protokolle dava çoğu zaman tek duruşmada sonuçlanır. Yanlış ya da eksik hazırlanmış bir protokol ise hem süreci uzatır hem de yıllar sonra çözülmesi zor sorunlar doğurur.

Bu yazıda anlaşmalı boşanmanın şartları, protokolde mutlaka yer alması gereken konular, sık yapılan hatalar ve davanın gerçekten tek celsede bitip bitmediği Yargıtay kararları ışığında açıklanmaktadır.

Anlaşmalı boşanmanın şartları

Anlaşmalı boşanma Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenir. Kanun bu yolu üç şarta bağlar.

  1. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Bir yılı doldurmamış evliliklerde eşler ne kadar anlaşmış olursa olsun dava anlaşmalı boşanma olarak görülemez.
  2. Eşler davayı birlikte açmalı ya da eşlerden birinin açtığı davayı diğeri kabul etmelidir.
  3. Hakim tarafları duruşmada bizzat dinlemeli ve iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmelidir. Boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki anlaşmayı da uygun bulması gerekir.

Üçüncü şart uygulamada en çok gözden kaçan noktadır. Avukat tutulmuş olsa bile eşlerin duruşmaya bizzat gelmesi gerekir, vekil aracılığıyla irade beyanı yeterli değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 30.06.2026 tarihli ve 2026/5484 E., 2026/7415 K. sayılı kararında dosyada imzalı protokol bulunmasına rağmen taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat dinlenmeden hüküm kurulmasını bozma sebebi saymıştır (karar metni).

Hakim protokolü olduğu gibi onaylamak zorunda değildir. Tarafların ve özellikle çocukların menfaatine göre protokolde değişiklik yapabilir. Bu durumda boşanma kararı verilebilmesi için tarafların hakimin yaptığı değişikliği de kabul etmesi gerekir.

Protokolde mutlaka bulunması gerekenler

Protokol eşlerin boşanmanın bütün sonuçları üzerinde anlaştığını gösteren yazılı metindir. Eksik bırakılan her konu ya duruşmada sorun çıkarır ya da boşanmadan sonra yeni bir davanın konusu olur.

Velayet ve çocukla kişisel ilişki. Ortak çocuk varsa velayetin hangi eşte kalacağı açıkça yazılmalıdır. Velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla hangi gün ve saatlerde, hangi bayram ve tatil dönemlerinde görüşeceği ayrıntılı biçimde belirlenmelidir. "Dilediği zaman görüşür" gibi muğlak ifadeler ileride icra yoluyla uygulanamaz.

İştirak nafakası. Velayeti almayan ebeveynin çocuk için ödeyeceği aylık tutar, ödeme günü ve hangi hesaba yatırılacağı yazılmalıdır. Yıllık artış oranı da kararlaştırılırsa her yıl yeni dava açma ihtiyacı ortadan kalkar.

Yoksulluk nafakası. Eşlerden biri diğerine nafaka ödeyecekse tutarı, süresi ve artış esası belirlenmelidir. Hiç nafaka talep edilmeyecekse bu da açıkça yazılmalıdır.

Maddi ve manevi tazminat. Taraflar birbirinden tazminat isteyip istemediklerini protokolde belirtmelidir.

Mal paylaşımı. Ev, araç, birikim ve kredi borçlarının nasıl paylaşılacağı yazılmalıdır. Tarafların mal rejiminden doğan alacaklar konusunda başka bir talepleri kalmadığını açıkça belirtmeleri, ileride katılma alacağı davası açılmasının önüne geçer.

Eşyalar ve ziynetler. Düğünde takılan altınlar ve ev eşyalarının kimde kalacağı ayrıca düzenlenmelidir. Bu kalemler boşanmadan sonra en sık dava konusu olan alacaklardandır.

Protokolde sık yapılan hatalar

İnternetten indirilen hazır protokol örnekleri genellikle tek tip yazılır ve çiftin kendi durumunu yansıtmaz. Yargıtay kararlarına yansıyan uyuşmazlıklar, en pahalıya patlayan hataların hangileri olduğunu açıkça göstermektedir.

Yanlış hukuki terim kullanmak. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.03.2024 tarihli ve 2023/7011 E., 2024/1935 K. sayılı kararında eşlerin duruşmada "katkı payı alacağı talebim yoktur" demesini katılma alacağından feragat olarak kabul etmemiştir. Daireye göre feragat kayıtsız, şartsız ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta olmalıdır. Avukatsız boşanan eşlerden biri bu sayede boşanmadan sonra yeniden mal davası açabilmiştir (karar metni). Kısacası tek bir yanlış kelime, kapandı sanılan bir hesabı yeniden açabilir.

Borçları düzenlememek. Ortak kullanılan evin kredisi, kredi kartı borçları ve araç taksitleri protokolde yer almazsa boşanmadan sonra kimin ödeyeceği tartışma konusu olur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 24.06.2026 tarihli ve 2026/4332 E., 2026/7175 K. sayılı kararına konu dosyada taraflar boşandıktan yıllar sonra nafaka ve taşınmaz kredisi yüzünden yeniden mahkemelik olmuştur (karar metni).

Nafakayı artış esası olmadan belirlemek. Sabit bir tutar yazılıp artış oranı kararlaştırılmazsa nafaka birkaç yıl içinde enflasyon karşısında erir. Bu da nafaka artırım davası demektir.

Kağıt üzerinde boşanmak. Bazı çiftler sosyal güvenlik avantajı elde etmek için boşanıp birlikte yaşamaya devam eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026 tarihli ve 2025/18 E., 2026/205 K. sayılı kararında boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişinin ölüm aylığının kesilmesi gerektiğini, boşanmanın anlaşmalı olmasının sonucu değiştirmediğini vurgulamıştır (karar metni). Bu durumda ödenen aylıklar da geri istenir.

Anlaşmalı boşanma tek celsede biter mi?

Şartlar tamamsa evet, çoğu anlaşmalı boşanma davası tek duruşmada karara bağlanır. Bunun için iki eşin de duruşmaya bizzat gelmesi, protokolü hakim önünde tekrar etmesi ve hakimin protokolü uygun bulması yeterlidir.

Süreç kabaca şöyle işler.

  1. Protokol imzalanır ve dava dilekçesiyle birlikte aile mahkemesine sunulur.
  2. Mahkeme dosyayı inceleyip duruşma günü verir. Bekleme süresi mahkemenin iş yüküne göre değişir.
  3. Duruşmada hakim eşleri ayrı ayrı dinler, boşanma iradelerini ve protokolü kabul ettiklerini tutanağa geçirir.
  4. Hakim protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir.
  5. Karar kesinleştikten sonra nüfus kayıtlarına işlenir.

Tek celsede biten şey yargılamadır, boşanma ise ancak karar kesinleşince hukuken gerçekleşir. Kesinleşme için gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi ve istinaf süresinin dolması beklenir. Taraflar kanun yoluna başvurmaktan ancak gerekçeli karar kendilerine tebliğ edildikten sonra feragat edebilir. Bu durumda karar istinaf süresinin dolması beklenmeden kesinleşir.

Davayı uzatan durumların başında eşlerden birinin duruşmaya gelmemesi, protokolde çocuğun menfaatine aykırı bir hüküm bulunması ve eşlerden birinin duruşmada fikir değiştirmesi gelir. Eşlerden biri anlaşmadan dönerse dava çekişmeli boşanmaya dönüşür ve süreç aylar hatta yıllar sürebilir.

Sonuç

Anlaşmalı boşanmanın hızlı olması, kolay olduğu anlamına gelmez. Duruşma birkaç dakika sürer ama orada onaylanan protokol eşlerin ve çocukların yıllarca uymak zorunda kalacağı kuralları belirler. Velayet, nafaka, mal paylaşımı ve borçlar baştan net yazılırsa boşanmadan sonra yeni davalarla uğraşmak gerekmez.

Tuna & Tuncer Hukuk ve Danışmanlık olarak anlaşmalı boşanma protokollerini eşlerin kendi durumuna göre hazırlamakta, davayı ilk duruşmada sonuçlanacak şekilde takip etmekteyiz. Süreç hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.